Kazaziye: 5000 Yıllık Kültürel Miras

M.Ö 2800 yılının ikinci yarısında hüküm sürmüş olan Lidyalılar'dan Anadolu insanına miras kalan kazaziye sanatı günümüze kadar uzanan kültürel miras niteliğindedir. 5000 yıllık bir geçmişe sahip olan kazaziye sanatı günümüzde halen pek çok takı, eşya ve objede uygulanmaktadır.

Kazaziye sanatı tamamen el emeğine dayalı bir sanattır. Kazaziye, ipek veya naylon tel üzerine burularak 0,08 mikron inceliğinde sarılan, 24 ayar altın ve 1000 ayar gümüş teller ile yapılan yöresel bir el sanatıdır.

Tarihi geçmişi bulunan bu sanatın Mezopotamya uygarlığından günümüze kadar ulaştığı tahmin edilmektedir. Bazı rivayetlere göre ise M.Ö 2800 yılının ikinci yarısında hüküm sürmüş olan Lidyalılardan Anadolu insanına miras kaldığı belirtilmektedir. Lidyalılarda ilk görülen eserler; uçan at figürü ve kartal motifli kolyenin zincir kısmıdır. Kazazlık Sanatı Osmanlı İmparatorluğu zamanında da Anadolu'nun farklı yerlerinde yaşatılmıştır. Osmanlı döneminde ise “kaftanları” süslemekteydi. Yine o dönemde kadınların şallarının kenarlarına şerit olarak dikilir; bu şeritlere püsküller takılırdı. Osmanlı padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman'ın çok iyi bir Kazaziye ustası olduğu bilinmektedir. 

Günümüzde de elbiselere işlenen bu tellerden, örgü teknikleri kullanılarak farklı takılar yapılmaktadır. Kazaziye sanatında gerdanlık, bileklik ve ayakkabılar da üretilir. Bayanlar için modern, klasik kolye, küpe, bileklik, erkekler için ise 33'lü ve 99'lu örme tespihler ve imame ucuna takılan  kamçı püskülleri, kol düğme modelleri en çok tercih edilen ürünler arasında yer almaktadır. 

Kazaz işi ise 8 – 10 motiften oluşur, bu motifler işlenir, sonra montajı yapılır. Altın ve gümüş teller “çıkrık” adı verilen bir makine ile sarılır. Bu tellerin sarılması sırasında, içte kalan ipek iplik kıvrak tutularak sarma işlemi yapılır. Örgü sırasında sarım işleri tığ, şiş ve minik top altlıkları üzerine uygulanır. Daha sonra şiş ve tığlardan çıkarılır. İlk zamanlar toplar; kurşun toplarının üzerine sonra çirişli üçgen bezlerden yapılan minik toplara, şimdi ise ahşaptan yapılan topların üzerine örülmektedir. Bunun neticesinde bitmiş bir telin kalınlığı ise 03 – 05 mm kalınlığa ulaşır. Bu ürünlerin örgü şekilleri, ören kişilerin kendi özel isteklerine göre farklı model ve tasarımlarda şekillendirilebilir. Zarif görünümlerinin yanında bu ürünler aynı zamanda da sağlamdırlar. Kazazlık işlerinde halen uygulanmakta olan temel örgü formları dört türlüdür. Bunlar; balıksırtı, sürgü, top ve ajürdür.

Son dönemlerde, ülkemizdeki bazı kurumların ve işletmelerin Kazaziye Sanatı'nın tanınmasına yönelik yaptıkları çalışmalar, bu sanatın dünya genelinde yayılmasına katkıda bulunmuştur. Bu sanatla ilgilenenler tarafından ortaya konulan ortak kanı, bu sanata yerli ve yabancı turistler tarafından çok ilgi gösterildiği yönündedir. Son zamanlarda bu teknik geliştirilerek ürün yelpazesine ayakkabı, çanta, anahtarlık, kemer, muskalık, çay tepsisi, bardakaltlığı ve birçok hediyelik eşya eklenmiştir. 

Kazazlık Sanatı Osmanlı İmparatorluğu zamanında anadolunun önemli yerlerinde yaşatılmıştır. Ancak Cumhuriyet kurulduktan sonra bu sanat sadece Trabzon da devam ettirilmiştir.

Kazazlık Sanatının devam etmesi ve yaygınlaşması için son zamanlarda Trabzon'daki bazı kurumlar ve Trabzon Kuyumcular Odası kurslar düzenlemekte ve iş bilen kişi sayısını artırmaktadır.

Şu an belki yaygın bir şekilde tanınmayan Kazazlık Sanatı yapılan çalışmalar ile çok yakın gelecekte dünyada talep edilen el sanatı ürünü olması beklenmektedir.

İlgili Fotoğraflar